Bu bir yol masalıdır..
Rotalar da seyir hali de bahanedir.
Yolu Aşk a çıkan faniler için gökyüzü bulunmaz hint kumaşıdır.
Bilinen tek gerçek; kim ki unutmak(?) için yollara düşer, Sevdalıdır.
Yola çıkarken o Afet* su döker arkasından, aynı Afet gözden kaybolur. Gözden kaybolan gönülden kaybolmazdı. Bunu da bilsindi.
O nunla nerelere gitmeli temalı bir yolculuktu.
Dünyanın hangi ucuna gitse iki kiraz mesafesindeydiler.
Biri sigarayı bırakacaktı dğeri bu gerzek saklambacı.
Sonrasını biliyordu tüm evren, ( bu iki gerzek de bilecekti) big bang den beri süregelen serüven bir kez daha hayat bulacaktı. Buluşma kaçınılmaz, kavuşma en ferah feza ve kokulu olacaktı.
Onca akıl almaz şey olurken güzel şeyler de olacaktı. Neydi ; bir güzellik, derinlikle kavuşursa bu eşsiz olurdu. (Olacaktı; Daha değildi. )
//
İnsan ırkı ya karanlıklarda kalırdı / kaybolurdu ya da kuyularda; yeryüzünde bir halka, kalbi kuş tüyünden hafif insanları kuyulardan kurtarmak için dönüyordu/ hem o duygunun hem bu bilginin etrafında . Bu seyirin bu dönüşün yakıtı / enerjsi/ esini tek bir kelime ile ifade edilirdi; Aşk; gündüz tabiatta gece aynalarda görülürdü; bazen rüyalarda duyulurdu o kelime.
Düşünce balonları belirir;
O şimdi hangi koordinatlardan geçiyor kim bilir…
O benden vazgeçemez kalbinde olduğumu da bilir.
*Hiç bir macera seni Görmek kadar heyecanlı olmayacak bunu da bilsindi.
Yorum bırakın