İçeriğe geç

KURGU KİTAP

  • ARA
  • HAKKINDA
  • KAPAK

Rüzgar & Yol Kurgusu

Aslında dörtnala giden atlara olan özlemi gidermektir yapılan. Yer çekimi ve rüzgar ile kurulan bir diyalogdur. Nal seslerini hissetmek için  iki tekeri iki pistonla döndürmektir.

Biniş ve iniş hareketi binlerce yıllık bir geni canlandırır iliklerde. Rüzgar her yanınızdan sarar sarmalar sizi, yeryüzündeki maceramızı onaylar.  “Sen rüzgar ben de yaprak estikçe savrulmuşum” der birisi,”Rüzgar okşa onun saçlarını benim yerime Fısılda kulağına sevdiğimi”  der Göksel. “Gir içeri usul usul beni bu dertten kurtar ” der beriki.

Dizginleri tutar gibi tutarsınız gidonu. Her yolculuk bir tercihtir. Hayatta kalmayı ustaca ve bilgece ve çocukça seçmektir. Saniyelik milimetrik cambazlıklar ile gözlerdeki ışığın frekansı ayarlanır. Bu titiz çalışma paketlenir ki, gün bitmeden insan ırkına sunulacaktır.*

Ve uzun yolda hız göstergesi üç (rakamla 3) haneli sayıları göstermeye başlayınca, bir ses fısıldar “aç kollarını kanat olacaklar bakkk!” İçgüdüsel olarak hissedilen; bu çağrının masalsı bir gerçek olduğudur. Bu duygu benliği kaplar. Aklın sesi ve madde dünyasında kalma çekimi, ağır basar;  dizginleri bırakmayız. Bazen, çok nadir olarak, içimizden bazıları zayıf düşer ve bu fısıltıya teslim olur; açar kollarını, kuş tüyü bir geçiş yapar diğer tarafa, ahh.  Kadim zaman samuraylarının tek duası “hızlı ölüm” ; kabul olmuştur. Bir katana parıldar; koparır damarları hayattan, bir atlı yakalar kolundan, sarmalar ve komut verir: “değiştirin kostümlerini, kumaş aynı kalsın, dikin yenisini parlak kırmızıdan” dan dan dannnnn  (sözcük eko yaptı, heyecandan) .

Yoldaki çizgiler zamandaki küçük “an” ların önemine sesli göndermeler yapar. Yol anlatırken masallar masalını, küçük bir parmak hareketi ile zamanı yavaşlatır, kirpiklerinizi uzatırsınız.  Kelebekler  yada  sair  kanatlılar  bu  estetik çekime dayanamaz, kaska  çarparak  kendini feda  eder. “Hayat neye değer ?” sorusunun cevabını, hayatını sunarak aktarır sizei şeffaf kanatlılar. Bu bilgi  Ahh  ile  eyvallah  ile  karşılanır, hayata dair bir  bilinç  seviyesi  daha  aşılır. Otobüslerin ve araçların yanından geçerken zzzzzzzııııınnnnnnnnn   efektini bilerek yaparsınız. Ses ışıktan daha yavaş olduğundan, görünmez olursunuz refleksi yavaş tipler için. Ve bazen rüyadaki genç ruhlara işaret çakarsınız.  Zzzzıııınnnnn   sesi  zamannnnnnnnn  diye çevrilir yaralı kalplere…

Dört  zamanlı motor pistonları çarpar altınızda, dakikada sekkizbin kere. Bu çarpıntı sesle kuşatır varlığı yokluğu,,, varlığı yokluğu… varlığııı..  Yokluğu….  var… yok…  var…  yok..  Var olmanın sınır noktasını bulmaya ramak  kalır, damak tadı level atlar, tüm bunları bir çift bakış, sahibine ulaştırmak için özenle saklar.

Mitolojik bir yanı vardır. Eros dan yansımalı erotik bir koku. Racing motorlarda bu durumu saklayamazsınız da..  Fizik bedenin aldığı şekil bu ne yapsın. Ahh  evet  hepimiz korunmalıyız, yani nazardan..  Yan bakanın gözü çıksın… “façan yansın” “ayakkabın eskisin” gibi sevimli takılmalar yapar tombul kadınlar. Kaskın camını açar 3/4 gülüşü ile ödeme yaparsınız. Bu halinizle ballı kaymaksınız. Ayol sizde çok şugarsınız…

“Tehlikeli  bu”  uyarısı  yapılır, yerel halk ve tanış tipler tarafından, aynı  gün balkondan düşüp ölen insanı uyaran olmamıştır. Tehlikeli evet, riskli evet, ama bilmezler asıl tehlikenin ne  olduğunu; sevmeden gökyüzünü toprak olmak… Ayışığına şiir yazamamak…  Kalbinizle düşünememek… bir bakış bir yanış tasarımı çizmemek…  içinizdeki  nar ı gümüş döküm ile sunacak insanı bulamamak.. Lacivert Kuğu ile gülüşememek….  Buzdan  bir kalede yaşayan kalplerin, orada öylece donup kalmasıdır tehlike.

Sanılanın aksine heyecan ve tehlike aramazsınız; seçtiğiniz lezzetin yanında sunulan küçük lokumlardır onlar.  Koro  neva ile girer :  “At ağzına abicim at”.  Mmm   misssss..

Bazen sürü halinde çıkarsınız tura, yola, akmaya. Dört tekerli oluşumlar yanınızdan geçer geriye doğru, içeride havasızlıktan bunalmış tipler gıpta ile bakar, düşünce balonunda “Hey Allah ım ne değişik insanlar yaratıyorsun, bak bak, şunun yaptığına bak” yazısı çıkar, oysaki Candan Erçetin olsa; ” sen onlara iyi bak Tanrım sevdalı kullarına” diye şarkı yapardı.

Zaten yaptı onu diye, uyarır reji.

“Rüzgar dolaş onun etrafında dön gel bana getir bıraktığı nefesi ” diyor gözleri rimelli.

Ve bir bakış yapıştırır egzozunuza beyaz arabadan tırnakları ojeli.

Kırmızı ışıkta start çizgisine geçersiniz aralardan, tırnaklarını yer kel adamlar ve alt dudağını ısırır yanındaki zilli.

Sakin ve ivmeli kalkarsınız yeşil ışıkta, ne var bunda canım gülüyoruz, evet niyetimiz belli……

Düşersiniz illa ki. Düşmeden olmaz.  Hatta düşmeyen kalmaz. Bazen açılır paraşüt bazen açılmaz. Düşünce anlarsınız etten ve kemikten olduğunuzu. Yeryüzüne düşmenin bilgisi kılcallarda patlar. Mizacınıza göre pay alırsınız düşmelerden, kırıklar çizikler çatlaklar….   ( yüzyıllar  sonra çocuklar sizi bu yüzden sevecektir; “kırık lan bu abi seviyom onu” yada ” çatlak bu adam  ama sevimli çok” cümleleri kurulacaktır).   Ve düşerken bir kapışma olur, bulutüstü kuvvetleri sizi korumaya alır. Sürtünme kuvvetini hep haz ile yaşayan tiplere, asfaltta açtığı ekranda acı da verdiğini gösterir, hatta kemiklerinize yazar bu gerçeği, gözleri yeşil yaratık.   Sonra kalkarsınız ve gökyüzüne  bakarsınız teşekkür ile  şükür ile hamd ile.

Şehre girersniz küçük viteslerle ve pom pom pom sesleri bakışları üzerinize çeker, kaskın camını açarsınız, gözlerinizdeki ışığı ölümlüler de görsün istersiniz (* lı paket ) ama pek azı buna odaklanır, çoğunluk cihazın şekline ve rengine takılır, o estetik tasarımı takip eder bakışlar. Kafaların hafif hareketi ve kaburgaların içindeki  küçük ritim değişikliği ile bu varoluş tarzını onaylar.

Kaldırımda bir serçe görürsünüz, kafa dikey eksende saat yönünün tersine dönerek bir nefes boyunca takip eder. Kaskın bu dönüşünü fark eden serçenin içinde bir sevinç patlaması olur. “Oooo, vuuuu, hımmm, ah! ” ile takılır sanrıya. Sağ elin serçe parmağı fren pedalına hafif dokunarak kırmızı ışık yakar, aynı saniyede çıkarırsınız sanrıdan yürüyen geometriyi; “aynı etkiyi ben de yaparım daha yüksek topuklu giyersem” diye düşünür.

A şaşkın, fizik etki değil ki bu, metafizik akıyor.. Offf, yeni modellerde sezgi sensörü hep aksıyor…

Kimi zaman pilyon# olmak ister size kıvırcık yada düz saçlılar, “olmaz düşersin” diye atlatırsınız. Sizinle düşmeye razı olanlar ısrar eder. Ve binmeden gözlerine bakarsınız. Güvenli ikonu tam diş yanarsa sağ el hareketi ile onaylanır. İkili delilik aheste ve civcivli başlatılır. Pilyon varken güvenli modda sürersiniz, iğne oyası gibi nazenin ve turnalar gibi kararlı. İki teker, iki piston ve iki deli….  Yolu açar  mavili ekip ne de olsa bunlar yeryüzünün nar tanesi…

Bahçeye  girersiniz  yada  kampüse; sekkiz  kilometre yarıçaplı halkanın içindeki  tüm sevdalı kalpler sesle  kendilerini akort eder,  pom pom pom pom…

İsim  verirsiniz motorunuza ; Leyla , Sevda,  Hayat, Aşk, Gül, Suzu,  insan olmanın beş şartından biri nesnelere isim vermektir .

Zamanda yolculuk yapan bir Aziz bunu size bildirecektir.

Cihaz  bahçede beklerken müşteri bulur kendine oysa her gerçek aşk gibi satılık değildir. Bazen insanlar  gelir fotoğraf çeker motorla; bir güzellik bir güzellikle buluşmuştur arşiv değeri vardır, ama asıl olan bir güzelliğin güçle buluşmasıdır. Ve en eşsiz olan  güzelliğin derinlikle buluşmasıdır.

Kapanışı koro yapar..  Nihavent  ile:

Bu bir yol masalıdır..

Cihazlar da cümleler de bahanedir.

Yolu Aşk a çıkan faniler için gökyüzü bulunmaz hint kumaşıdır.

Bilinen  tek gerçek; kim ki unutmak için yollara düşer, Sevdalıdır.

// (#pilyon; arkadaki yolcu; artçı.) //

Bunu paylaş:

  • X'te paylaş (Yeni pencerede açılır) X
  • Facebook üzerinde paylaş (Yeni pencerede açılır) Facebook
Beğen Yükleniyor…

Yorum bırakın Cevabı iptal et

NİHAYETİNDE NİYETLERİMİZ ARTNİYETLERİMİZE GÖREDİR

  • Yorum
  • Tekrar blogla
  • Abone Ol Abone olunmuş
    • KURGU KİTAP
    • WordPress.com hesabınız var mı? Şimdi oturum açın.
    • KURGU KİTAP
    • Abone Ol Abone olunmuş
    • Kaydolun
    • Giriş
    • Kısa adresi kopyala
    • Bu içeriği rapor et
    • Yazıyı Okuyucu'da görünrüle
    • Abonelikleri Yönet
    • Bu şeridi gizle
%d