İçeriğe geç

KURGU KİTAP

  • ARA
  • HAKKINDA
  • KAPAK

Weser Irmağı Kurgusu

Weser Irmağı kıyısında yaşıyordu Heike. İki  yanı  ağaçlarla  kaplı 78 km yoldan geçerek ulaşılır.
Yeri değil belki ama, hayat bir sanrıdır.
Yeryüzündeki macerasında insan olma sınırını “levitation” yönünde aşan nadir insanlardan olduğu sezgisi / bilgisi üç gün önce ulaşmıştı.
“Hala arıyorum” diye pankart açan 700  yaşındaki  ölümlü  ile  buluşma, “Bella ile buluşma”  dan  daha  heyecanlı olacaktı.

((İki gün önce Bella ile  olan görsel odaklı teması hatırladı. Altyazıda beliren “Alak suresi” kalpten  zihne  civa renkli mesajı akıtmış, kirpikler ekranı kapatmış, akabinde mekanı terk etmişti. Peşinden sokağa fırlayan kadavra “nereye  gidiyorsun seni sevecektim belki de” gibi bir şeyler söylemişti (bağırmıştı desek  daha doğru).  Sol elinin işaret ve orta pamağını birleştirip, diğer üç parmağı kapatarak kask selamı vererek  uzamıştı. Wesselenyi sokağı; 1944 Warszawa / Nowy Swiat’deki olayları aratmayacak bir hengameye  sahne  olmuştu.
Kendi dokuduğu  zırhı işe yaramamış, o gün  akşamüzeri yağan yağmurun koruyucu etkisi ile sağ çıkabilmişti (ışıklı kafesten ve sokaktan). Az  önceki selam da Miko içindi, üzerine alınan Afet  için de ilginç bir hediye olmuştu. ))

Heike;  “yolu göstereyim sen isteğin gibi yap” diyor, varlığı uzay / zamanı Laciverte dönüştürüyor, açık mavi  pencereler  açarak merak duygusunu besliyor. Zamanda küçük bir kayma, masada havuç salatası ve kahve  ile “how is………….”   düşünceler kelimelere,  kelimeler  sese dönüşür. Ses enerjinin  dördüncü haline ulaşır. İki insan varoluşun getirdiği noktayı birbirine sunmak zorunda kalır. Sevimli ve keyifli bir zorunluluk, her biri diğerinin haritasına göz gezdirir, ve  diğeri kendi dünyasına başka bir  gözle bakabilir, nadir görülür bir durumdur; “bunu nasıl yapıyorsunuz, manyak mısınız lan?” sorularına aldırış etmeden bahçeye geçerler.  Tabiatı izlerken görsel haz reseptörlerini nasıl böyle kullanabildiğini sorar, “kimyasallar ile açtım” “der Heike, (Ls.., Ex… Mh….)
“Ya sen  nasıl bu noktaya gelebildin” soru, cevabını, hidrojenin oksijeni bulduğu gibi çeker; ” harflerle “. Tam  o  esnada  bahçedeki çiçeklerden bazıları bu temasa tepkisiz kalamaz,  Heike yedi yaşında çocuk neşesi ile gösterir “bak, bunlar  dün yoktu şimdi açtı”.

“Bak bunu senin için yazdım”, “bak bunu sana yaptım”, “bak bunu sana aldım”, “bak ne  yaptım”, diyeceği insanı bulma sürecinde, şanssız*  olanlar; hırçın/çirkin bir ihtiyara dönüşür, bu kural hiç şaşmaz. Şanşlı** olanlar; bitimsiz  bir  neşe  ile Azulişko’ya her gün başka kelimeler öğretir. Konuyla ilgili durum camdan masaya dökülür, taraflar alegori yapar (nesnelerle).

Heike  zulasını çıkarır; cam şişede haplar, pusula, dikiş iğnesi, oje, evin anahtarı.
Karşılığında; gümüş (Ag) döküm bir kolye (Nar) koyar masaya. 
“Anladık çizmişsin, yazdığın da olmalı, yok mu? konuya dair bir şeyler!”  bu talep geri çevrilemez renktedir. Yağmurda ıslanmış ve kurumuş defterini açar;  ( evet  aynı yağmur) bir sayfa koparır.

“Sen endişeli-kederli, otuz beşinde, / Planların, hesapların, majör depresifleri çağırır / Sevdayı ıskalayan her kadın kimyasallara bağımlıdır / Ben gamsız haylaz, zamandan azadeyim, cennette, kalbinde ” 

Okuyunca gözleri  parlar  Heike’nin. Masaya bakar;  bir gümüş çizim, biraz kelime…    Kelimeleri seçer, diğeri de pusulayı alır. Takas ne güzel şey, istediğini almak, sende olanı vermek. Sohbet dediğimiz edim de böyle aslında; taraflar ne varsa elinde, zihninde, benliğinde, ortaya döker, isteyen istediğini alır.

((Ertesi gün yolda, düz yolda giderken kaskın vizörü kırılır, “çıtonk”.
Onca  mesafeden  ve hareket halinde iken nasıl isabet  ettirdin?
Gene kimleri motorunla gezdirdin?
Sen buraya gelmeyecek misin? (!!!)  
Attığın trip kaskıma geldi, iyi misin? ))  

Heike masalının ilginç kısmı;  iletişim dozunun tarafların yazgısı (seçkisi) ile orantılı olduğunu anlatmasıdır. 
Heike masalının korkunç  yanı; zamanda yolculuk yapan bir ölümlünün bunu gizlerken fark edilmesidir.
Heike masalının  sevimli tarafı; içindeki  çocuk  diğer  çocuk ile kaynaşırsa bırak oynasınlar.
Heike masalının gizemli  yanı;  masalın içinde gizlenmiş olmasıdır.
Heike masalının önemli tarafı; yeni iletişim yöntemleri keşfedilmesine imkan vermiştir.
Heike masalının hüzünlü yanı; bu dünyada tekrar görüşemeyeceklerdir.
Heike  masalının  neşeli yanı; taraflar birbirini mizah eşliğinde anacaklardır.

/// Hayırhayıryorulmadım.GerçekhayattaOafetekanmadım//

Bunu paylaş:

  • X'te paylaş (Yeni pencerede açılır) X
  • Facebook üzerinde paylaş (Yeni pencerede açılır) Facebook
Beğen Yükleniyor…

Yorum bırakın Cevabı iptal et

NİHAYETİNDE NİYETLERİMİZ ARTNİYETLERİMİZE GÖREDİR

  • Yorum
  • Tekrar blogla
  • Abone Ol Abone olunmuş
    • KURGU KİTAP
    • WordPress.com hesabınız var mı? Şimdi oturum açın.
    • KURGU KİTAP
    • Abone Ol Abone olunmuş
    • Kaydolun
    • Giriş
    • Kısa adresi kopyala
    • Bu içeriği rapor et
    • Yazıyı Okuyucu'da görünrüle
    • Abonelikleri Yönet
    • Bu şeridi gizle
%d